Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy)

Obezite Nedir?

Obezite vücut sağlığını bozacak ölçüde aşırı veya anormal yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır.

Gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin en ciddi sağlık sorunları arasında yer alan, son yıllarda gittikçe artan obezite, beden ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen, yaşam kalitesini düşüren, kişinin benlik değerinin azalmasına neden olan, sağlık problemleri ve hastalıklara yakalanma riskini arttıran mutlaka tedavi edilmesi gereken kronik bir hastalıktır.

Obeziteye Neden Olan Risk Faktörleri Nelerdir?

Dünyada en çok dikkat çeken çocuk çağında obezite de açıklanamayacak derecede artış, obezitenin  en önemli sebeplerinde genetik föktörlerden daha çok çevresel faktörler ve yanlış beslenme alışkanlıklarının olduğuna dikkat çekmektedir.

Sağlıklı yaşam dengesinde alınan enerji ile harcanan enerjinin eşit olması gerekmektedir. Alınan enerjinin harcanan enerjiden fazla olması durumunda harcanamayan enerji vücutta yağ olarak birikip obezite oluşumuna sebep olabilmektedir.

Spordan uzak hareketsiz yaşam tarzı, hazır gıda tüketimindeki artış, yağlı ve şekerli gıdalara olan düşkünlük, aşırı ve düzensiz beslenme alışkanlıkları olarak belirttiğimiz obezitenin en önemli risk faktörlerindendir.

Ailede obezite hastalığı olan kişiler de kilo alma ve obeziteye yatkınlık olduğu bilinmektedir. Ancak genetik faktörler kimi zaman tek başına risk faktörü oluşturmayıp sağlıklı yaşam dengesi ile obeziteden korunmak mümkündür.

Obez kişilerde sık görülen düşük benlik değeri, ruhsal bunalımlar daha çok yeme isteği oluşturmakta yada tedavi amaçlı kullanılan ilaçlar hormonları tetikleyip iştah arttırarak obezite oluşumunda risk faktörü sayılmaktadır.

Genetik etkenlerle yakından ilgili olabilen veya doğuştan olmayan hormon dengesindeki bozukluklar obeziteye neden olan risk faktörleri arasındadır.

Sık aralıklarla yapılan yanlış diyet uygulamaları verilen kilonun daha fazlasıyla geri alınmasına neden olmakta, obezite için risk faktörleri arasında sayılmaktadır.

Bunların dışında yaş, cinsiyet, sosyo-kültürel etmenler, eğitim düzeyi, gelir durumu, sigara ve alkol kullanımı, doğumlar arası süre diğer risk faktörleridir.

Obezite Belirtileri Nelerdir?

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) planlamadan önce obezite hesaplamasında Vücut Kitle İndeksi (VKİ) veya Body Mass Index (BMI) dediğimiz hesaplama kullanılmaktadır. VKİ hesaplaması kilogram cinsinden ağırlığın metre cinsinden boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilir. Obezite problemi olan kişilerde vücut kitle endeksi 30’un üzerindedir.

Vücut Kitle İndeksi               Değerlendirme

25.0 – 29.9                             Aşırı kilolu

30 – 34.9                                 I.Derece Obez

35 – 39.9                                 II.Derece Obez

40.0 üzerinde ise                    Morbid Obez

olarak değerlendirilmektedir.

Morbid Obezite Nedir?

Morbid Obezite kilolu olma durumunun ölümcül problemler doğurabilen hayati tehdit oluşturacak boyuta ulaşmasıdır. Cerrahi müdahale, Tüp Mide (Slevee Gastrektomy)olmadan dönüşü neredeyse mümkün olmayan bir yoldur. Vücut Kitle İndeksi 35’in üzerinde ve buna ek olarak yandaş hastalıkları bulunan kişiler de morbid obez olarak değerlendirilmelidir.

Bu hesaplamanın yanısıra yağ artışı, bel çevresi genişliği dikkat edilmesi gereken hesaplama kriterleri arasındadır. Obez olunmadığı halde bölgesel yağlanma obezite olarak yanlış yorumlanabilmektedir. Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) planlamada kriterlere ve hastanın şikayetlerine dikkat edilmelidir.

Uyku apnesi

Horlama

Aşırı terleme

Tempolu hareketlerde zorlanma, nefessiz kalma

Bel çevresinin genişlemesi

Yorgunluk, halsizlik hali

Şeker hastalığının başlaması

Tansiyon ve kolesterol yüksekliği

Karaciğer yağlanması

Depresyon gibi belirtiler de obezite hastalığının göstergesi olabilir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) planlanmadığında obezite İle gelen hastalıklar nelerdir? 

Obezite; endokrin sistem, kardiyovasküler sistem, solunum sistemi, kas iskelet sistemi ve psikososyal durum üzerindeki olumsuz etkileriyle tüm vücut sistemini etkilemekte birçok sağlık problemine neden olmaktadır.

Metabolik – Hormonal Komplikasyonlar

– Tip 2 Diyabet; İleri derece şeker hastalığı olarak da tanımlanan tip 2 diyabet oluşmasının %80 sebebi şişmanlıktır. Tedavi edilmediğinde uyku apnesi, eklem hastalıkları, böbrek yetmezliği, gibi vücudumuzu önemli ölçüde tehdit eden sağlık sorunlarına yol açabilmektedir.

– İnsülin Direnci

– Kolesterol Yükseklği

Kardiyovasküler Sistem Hastalıkları

– Hipertansiyon; Vücutta bulunan kalp ve atardamarların çalışması ideal kiloya göre ayarlanmıştır. Kalbin daha fazla yağ hücresine oksijen ve glikoz göndermek için çalışması, atar damarların daha fazla kan göndermeye çalışması tansiyon yüksekliğine neden olmaktadır. Hipertansiyon kilo verildiğinde normale dönebilmektedir.

– Damar Hastalıkları; Kolesterol ve yağ oranlarının kanda artmasıyla vücudun herhangi bir yerinde atardamarın tıkanması veya daralası sonucu altta kalan hücrelerin ölmesine neden olabilmektedir. Yine kolesterol yüksekliğine bağlı toplardamarda tıkanıklık ile tromboemboliye neden olabilmektedir.

– Kalp Yetmezliği

– Koroner Kalp Hastalığı

– Felç

Solunum Sistemi Hastalıkları

– Uyku Apnesi; Şişman insanlarda uyku sırasında yumuşak damağın arakaya doğu yaslanmasına bağlı horlamada artma ve uyku apnesi dediğimiz geçici solunum durması görülebilmektedir. Bu durum uyku kalitesizliği, sinirlilik, gündüz uyuklama, dikkat eksikliği gibi sorunlara neden olabilmektedir.

– Solunum Zorluğu

Safra Kesesi Hastalıkları:

 Obez kişilerde görülen kolesterol yüksekliği ve metabolizmanın yavaşlamasına bağlı nedenler ile safra kesesi taşı oluşumu gözlenmektedir. Genel olarak orta yaş düzeyinde görülen safra taşı obezite sebebiyle genç yaşlarda görülme sıklığı artış göstermektedir.

Karaciğer Hastalıkları:

Karaciğerde görülen hastalıkların birçoğu yağlanma kaynaklıdır. Alkol kullanımı dışında yanlış beslenme alışkanlıkları ve obezite karaciğer yağlanmasına neden olmaktadır. Karaciğer yağlanması organ nakline kadar ilerleyebilen tablolar oluşturabilmektedir.

Reflü Hastalığı: Obez kişilerde reflü yakınması daha sık görülmektedir.

Polikistik Over Sendromu (PCOS): Yumurtalıklarda irileşme, birçok küçük kist oluşumu ile hormonal problemlere yol açabilen durumdur. PCOS’lu kadınların %60-80i obezdir. PCOS ve yüksek tansiyon gebelerde anne ve bebek açısından ölüm başta olmak üzere birçok riski beraberinde taşımaktadır.

İmmün Sistem Bozuklukları :

– Günlük beslenmede çok fazla şekere yer verilmesi, obezite, alkol tüketimi çeşitli nedenlerle     bağışıklık sisteminin işlevini azaltır. Yeterli protein alımı en iyi düzeyde bağışıklık işlevi için şarttır.  Fakat fazlası yine bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkiler. Vücuda alınan besinler enerji için  oksijenle yandığında serbest radikaller yani oksijen içeren son ürünler oluşur.

– Serbest radikaller hücre ve dokularda çoğaldığında DNA yapısında hasara neden olur. Ayrıca sigara, hava kirliliği, radyasyon vb.  nedeniyle de serbest radikaller artar. Artış durumunda kanser, kalp-damar hastalıkları, artritler vb. sağlık sorunları oluşabilir.

Deri ve Cilt Hastalıkları:

Obezite derinin koruyucu fonksiyonunu bozarak, derinin yağ bezleri ter bezleri, yara iyileşmesi, kan dolaşımı ve derialtı yağ dokusunda değişikliklere neden olabilmektedir. Aşırı şişman hastalarda derinin kuruduğu, deri bariyerinin onarımının bozulduğu saptanmıştır.

Psiko-Sosyal Komplikasyonlar:

Obezite indirekt olarak psikolojik ve sosyal sorunlara da yol açmaktadır, anksiyete, sosyal iletişim bozukluğu, depresyon daha sık görülmektedir.

Kanser:

– Kanser ise normal hücrelerin kontrolsüz bölünmesi ve çoğalmasıyla oluşan hastalıktır.

– Obez bireyler de aşırı miktarda bulunan yağ hücreleri, çeşitli hormon ve büyüme faktörlerine salınım yaptırmakta, hücreleri daha fazla büyüme ve bölünmeleri için uyarıp anormal hücre oluşumu ile kanseri tetiklemektedir.

– Yapılan araştırmalar beden kitle inkeksi (vki) ‘nin kansee riskini belirlemede iyi bir parametre olabileceğini göstermiştir.

– Obez kişilerde en yaygın görülen kanser türleri ise;

Meme Kanseri

Barsak Kanseri

Rahim Kkanseri

Özafagus ( yemek borusu) Kanseri

Pankreas Kanseri

Prostat Kanseri

Safra Yolu Kanseri olarak sıralanmaktadır.

Obezite Tedavi Yöntemi

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy)

Her hastalıkta olduğu gibi obezite için de en başta bu hastalıktan korunmak hem yaşam kalitesini  arttırmak hem de maliyeti azaltmak adına önem arz etmektedir.

Vki  Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) için uygun olan, 3 defadan fazla diyet ve spor denemelerine rağmen başarı kaydedemeyen hastalarda cerrahi müdahale yani Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) düşünülmelidir.

Cerrahi yöntem olarak en güvenilir ve başarı oranı yüksek olan Sleeve Gastrektomi (tüp mide) yöntemidir. Bu yöntemde karında 3 ile 5 arası en büyüğü 1,5cm olan deliklerden midenin %80’lik kısmının çıkartılarak mide hacmini küçültmek esas alınır. Kalan mide tüp şekline benzediği için de Sleeve Gastrektomy yani Tüp Mide ameliyatı denmektedir. Midenin Ghrelin hormonu (açlık hormonu) salgılayan bölümü alındığı için mide hacminin de küçülmesiyle doğru orantılı olarak daha az yemek yiyerek kilo verme hedeflenmektedir. Obeziteye bağlı oluşan tansiyon, şeker, hipoglisemi, eklem hastalıkları, uyku apnesi gibi şikayetler Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı sonrasında ortadan kalkması amaçlanmaktadır.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) sonrası her ay ağırlığın %10’u kadar kilo kaybı ile 1-2 yıl içerisinde ideal kiloya kavuşulması amaçlanmaktadır. Ameliyat sonrası edinilen bilgiler, kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlığını devam ettirerek kilo koruması yapılmalıdır.Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı sonrasındaki süreçte doktor takibi ve iletişim bu yoldaki başarının en büyük anahtarı olmaktadır.

Ameliyat öncesinde ve sonrasında doktor ile kurulan yakın ilişki hasta ve aile açsından büyük önem taşımaktadır. Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı öncesi kaygının azaltılmasında, ameliyat sonrası iyileşme sürecinin hızlanmasında, doğru bilgiye ulaşabilmek açısından sürdürülebilir ilişki ve ulaşılabilir olmak değerlidir.

Ameliyat tekniği, ameliyat sonrası bakım protokolleri ve profesyonel ekip ile ertesi gün normal yaşantıya devam edilebilen birçok ameliyata göre daha az riskli olan Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) cerrahi yöntemidir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) Ameliyatı Sonrası Geri Kilo Alımı

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı sonrası kaybedilen kiloların çok düşük olsa da geri alma ihtimalinin olabileceği bilinmelidir.

En sık yapılan yanlış ideal kiloya ulaştıktan sonra yemek yeme anlayışında rahatlık evresine geçiş yapılmasıdır. Nasıl olsa az yediğini düşünerek içeriğine dikkat etmeden sıklıkla tüketilen sağlıksız ve işlenmiş gıdalar geri kilo alımını tetiklemektedir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı sonrası kazanılan sağlıklı beslenme alışkanlığı ve hareketli yaşam tarzını benimseyerek ideal kiloyu korumak mümkündür.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) Cerrahi Sonrası Beslenme

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatı sonrasında beslenme; sıvı-püre-yumuşak gıdalar ve katı gıdalar olmak üzere 4 dönemden oluşmaktadır.

İlk hafta sadece berrak sıvı gıda tüketimi önemlidir. Bu dönemde en önemli kazanılan alışkanlık “sipping” denilen yudumlama şeklinde sıvı alımıdır.

İkinci hafta lif alımı ve lezzet çeşitliliği olabilen püre dönemine geçilmektedir.

Üçüncü hafta yumuşak dördüncü hafta katı gıdalar ve daha sonrasında normal beslenme dönemine geçiş yapılabilmektedir.

Beslenme alışkanlıklarının değiştiği bu dönemde, dönemler arası geçiş süreleri, gıdaların tolere edilebilirliği, hastaya yapılan doğru bilgilendirme, doktor ve beslenme uzmanı  ile kurulan sıkı ilişki ve yakın takip ile rahat ve sorunsuz geçebilmektedir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) Ne Oranda Risklidir?

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatları diğer tüm ameliyatlarda olduğu gibi birtakım riskler içermektedir. Bu riskler hastanın kilo ve yaşı ile doğru orantılı olarak artmaktadır.

Obez olan bir kişi mevcut durumunda Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) cerrahiye bağlı oluşabilecek riskden çok daha fazla yaşamsal risk altındadır. Bilimsel olarak kanıtlanan diğer gerçek ise morbid obez olan kişiler yaşamsal olarak çok daha fazla risk altında olup yaşıtlarına göre 10 – 15 yaş daha erken ölüm oranına sahip olduğunu söylenebilmektedir.

Tüp Mide (Sleeve Gastrektomy) ameliyatında ölümcül risk % 0.1 (binde 1) civarında olup bu oran kabul edilebilmektedir. Kullanılan malzeme seçimi ameliyat riskini etkileyen diğer faktörlerdendir, piyasada bulunan Amerikan firmasının malzemeleri dünyada en güvenli ve kaliteli olarak tercih edilen maliyeti yüksek malzemelerdir. Kaliteli sağlık ekipmanı, yüksek teknoloji, ileri cerrahi deneyim, komplikasyon ile başa çıkabilme becerisi, tecrübeli ekip çalışması risk oranını en aza indirmektedir.