Obezite Cerrahisi

Obezite Cerrahisi

Obezite Nedir?

Vücuda alınan kalori ile harcanan kalori arasında ki dengesizlik sonucu vücutta aşırı yağ depolanmakta ve obezite oluşumuna sebep olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından  da vücut sağlığını bozacak ölçüde aşırı veya anormal yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır.

Obezite beden ve ruh sağlığını olumsuz etkileyen, yaşam kalitesini düşüren, sağlık problemlerine ve hastalıklara yakalanma riskini arttıran mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.

Morbid Obezite kilolu olma durumunun ölümcül problemler doğurabilen, hayati tehdit oluşturacak boyuta ulaşmasıdır.

Obezite Belirtileri ve Nedenleri:

Obezite problemi olan kişilerde vücut kitle endeksi 30’un üzerindedir. Vücut  kitle indeksi, ağırlığınızın kilogram (kg) cinsinden değerinin boyunuzun metre (m) cinsinden değerinin karesine bölünmesiyle hesaplanır. Hesaplanan değer, 30 ve üzerinde ise obez,40 ve üzerinde ise morbid obez olarak kabul edilir. Bunun yanısıra yağ artışına bakmamızda önem arz etmektedir. Çünkü bireyler  obez olmadığı halde bölgesel yağlanmayı yanlış yorumlayabilirler.

Bunların dışında obezitenin belirtilerine bakacak olursak;

– Uyku apnesi,

– Horlama,

– Hafif tempolu hareketlerde dahi zorlanma, nefessiz kalma

– Aşırı terleme,

– Bel çevresinin giderek genişlemesi,

– Gün içerisinde aşırı yorgunluk ve halsizlik hali

– Kas ve iskelet sisteminde ağrıların artması,

– Şeker hastalığının başlaması,

– Karaciğer yağlanması,

– Yüksek tansiyon ve yüksek kolesterol,

– Depresyon gibi belirtilerin görülmesi kişinin obezite hastalığına yakalandığının göstergesi olabilir.

Obeziteye Neden Olan Etkenler Nelerdir?

Toplumumuzda giderek artan sanayileşme sonucunda az efor harcayan ve işlenmiş gıdalarla fazla beslenen bir toplum olduğumuzu söyleyebiliriz. Bunun en büyük dezavantajlarından birisi karşımıza obezite olarak çıkabilmektedir. Obezite birden fazla nedeni olan ve birden fazla seçeneği olan kompleks bir hastalıktır. Obeziteye neden olan etkenlerin başında aşırı ve düzensiz beslenmeye ek olarak fiziksel hareketsizlik gelebilmektedir.

– Yaşam tarzımız

– Alışkanlıklarımız

– Genetİk Faktörler

– Çevre

– Sosyo kültürel etmenler

– Psikolojik problemler

– Hormonal ve Metabolik etmenler

– İlaç kullanımı

– Yaş ve cinsiyet obezite nedenleri arasındadır.

Obezite Tedavi Yöntemi

Her hastalıkta olduğu gibi tedavi etmeden önce bu hastalıktan korunmak hem yaşam kalitenizi arttırmak adına hem de maliyeti azaltmak adına önem arz etmektedir.

Diyet ve sporla başarı kaydedemeyen hastalarda cerrahi yönteme başvurmak gerekebilir. Cerrahi yöntem olarak en güvenilir ve başarı oranı yüksek olan Sleeve Gastrektomi tercih edilmektedir. Bu yöntemde midenin %80 lik kısmı çıkartılarak mide hacmini küçültmek esastır. Sonrasında mide hacminizin küçülmesiyle doğru orantılı olarak daha az yemek yiyerek kilo vermek amaçlanmaktadır.

Ameliyat sonrasında her ay kilonuzun %10 una yakın bir kısmı verilmesi amaçlanarak 1-2 yıl içerisinde ideal kilonuza ulaşıp bunu koruyarak devam etmek temel hedefimiz olmaktadır.

Ameliyat Sonrasi Geri Kilo Alimi

Obezite ameliyatı sonrasında kilolarınızı geri alma yüzdesi çok düşük olsa da bu ihtimalin olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.

Çünkü obezite cerrahisi olmuş hastaların bir kısmında karşılaştığımız yeme anlayışında rahatlama evresine geçiş görülmektedir. Nasıl olsa az yiyorum mantığıyla yediklerinin içeriğine dikkat etmeden beslenen hastalarda 1 yılın sonunda kiloların geri dönüşü görülebilmektedir. O yüzden bu ameliyatı milad olarak kabul edip yaşam tarzınızı değiştirmeniz mühimdir.

Düzenli ve sağlıklı beslenmeyi, haftanın 3 günü spor yapmayı, sigara ve alkolden olabildiğince uzak durmayı alışkanlık haline getirmeniz gerekecektir.

Obezite Cerrahi Sonrasi Beslenme

Mide küçültme ameliyatı sonrasında beslenme sıvı-püre-yumuşak gıdalar ve katı gıdalar olmak üzere 4 dönemden oluşmaktadır. Ameliyat sonrası ilk hafta sadece berrak sıvı gıdalar tüketmeniz önemlidir.  Edinmeniz gereken en önemli beslenme alışkanlığı, “sipping” denilen, yudumlama şeklinde sıvı alımıdır. Bu sayede, aralıklı yudumlar şeklinde alınan sıvı, tehlikeli bir basınç artışına yol açmayacak ve gün içinde yeterli sıvı tüketebileceksiniz.

Ameliyatın ikinci haftasından sonra püre beslenme dönemine geçeceksiniz. Bu dönemde hem lif alımı artacak, hem de lezzet açısından çeşitlenme olacaktır.

Ameliyatın üçüncü haftası yumuşak kıvamlı gıdalara, dördüncü haftası katı gıdalara geçiş ve sonrasında normla beslenme dönemine geçiş yapabilirsiniz.

Ameliyat sonrasında mide hacminin küçüldüğü unutulmamalıdır. Ameliyat sonrası mideniz ortalama 100-150 ml sıvı alabilmektedir. Bu nedenle yemekler yavaş yenmeli, bol çiğnenmeli öğün sayısı arttırılmalıdır. yemeklerden ez 15 dk öncesinde sıvı içilmemeli en az 30 dk sonrasında içecek tüketilmemelidir. Yemek sırasında tüketilen içecekler mide bulantısına ve kusmalara neden olabilir.

Obezite Cerrahisi Ne Oranda Risklidir?

Mide küçültme ameliyatları diğer tüm ameliyatlarda  olduğu gibi birtakım riskler içerebilmektedir. Bu riskler hastanın kilo ve yaşı ile doğru orantılı olarak artabilmektedir.

Obez olan bir kişi mevcut durumunda obezite cerrahisine bağlı oluşabilecek riskden daha fazla yaşamsal risk altında olduğu göz önünde bulundurulabilir. Bilimsel olarak kanıtlanan diğer gerçek ise morbid obez olan kişiler yaşamsal olarak çok daha fazla risk altında olup yaşıtlarına göre 10-15 yaş daha erken ölüm oranına sahip olabilmektedir.

Obezite cerrahisi yöntemlerinde ölümcül risk % 0.1 (binde 1) oranında olduğu kabul edilebilir bir orandır. Kendimiz için değerlendirirsek yüzlerce obezite cerrahi olgumuzun hiç birini kaybetmedik ve şuan için risk oranımız %0 diyebiliriz. Bu alanda ki farkımız kaliteli sağlık ekipmanı, yüksek teknoloji, ileri cerrahi deneyim ve tecrübeli ekip çalışması sayesinde olduğunu söyleyebiliriz.

Diyabet Hastalari Için Ameliyatin Avantajlari ve Dezavantajlari Nelerdir?

Obezitede beden yağı artar demiştik.Karın ve bel çevresinde artan yağ dokusu, diyabet riskini daha fazla arttırır. Tip 2 Diyabet ile obezite arasında çok yakın ilişki olup, Tip 2 Diyabet olan bireylerin % 80’ının şişman olduğunu söyleyebiliriz. Obezite, insülin direncine neden olmakta, bu da diyabet oluşumunu kolaylaştırmaktadır. Obezite aynı zamanda diyabet tedavisi ve kan şekeri kontrolünü de zorlaştırabilmektedir. Kilo verme ve egzersiz ile kan şekeri kontrolü çok daha kolay olmakta, oral antidiyabetik ilaç dozları da obez hastalara göre belirgin olarak azaltılabilmektedir.

Vücuda alınan kalori ile harcanan kalori arasında ki dengesizlik sonucu vücutta aşırı yağ depolanmakta ve obezite oluşumuna sebep olmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından  da vücut sağlığını bozacak ölçüde aşırı veya anormal yağ birikmesi olarak tanımlanmaktadır.